Haberler

07.10.2016

Saxo Bank Makro Strateji Müdürü, dünyaca ünlü analist Christopher Dembik, İstanbul’da

“Eylül Ayında Bütün Gözler Merkez Bankalarında”

İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelerek piyasalar hakkındaki yorumlarını paylaşan Saxo Bank Makro Strateji Müdürü Christopher Dembik, Eylül ayında önde gelen yaklaşık 30 merkez bankasının toplantısı olduğuna ve bu toplantılardan çıkan kararların volatiliteyi yukarı itebileceğine dikkat çekti. Yatırımcılar için sonbaharın oldukça hareketli başladığını söyleyen Dembik, 22 Eylül Perşembe günü vereceği seminerde de İstanbullu yatırımcılarla buluştu.

Türkiye’ye ilk kez gelen Saxo Bank Makro Strateji Müdürü Christopher Dembik, bir basın toplantısıyla gazetecilere dünya piyasaları hakkındaki görüşlerini aktardı ve soruları cevapladı. Eylül ayının çok hareketli başladığını belirten ünlü analist, “Brexit üzerine çok konuşuluyor ama finans piyasaları için temel risk İngiltere’nin AB’den ayrılması değil. En büyük endişemiz orta vadede Çin Yuanı’nın devalüasyonundaki hızlanma. Siyasi risk de tekrar endişe listesinin başında” dedi.

Brexit sonrasında merkez bankalarının hızlı tepki vermesinin piyasalardaki paniği önlediğini belirten Dembik, sonbaharın Eylül ayındaki yaklaşık otuz önde gelen merkez bankası toplantısı ile epey hareketli başladığına işaret ederek, bütün gözlerin Eylül ayında merkez bankalarında olacağını belirtti. Bu toplantılardan çıkacak kararların finans piyasalarında volatiliteyi yukarı itebileceğine de dikkat çeken Christopher Dembik, “İngiltere Merkez Bankası’nın son politik açıklamasından beri global resmi Parasal Genişlemenin (QE) aylık toplam miktarı neredeyse 200 milyar dolara ulaştı” dedi.

Finans piyasalarında üç ana trend yaşanıyor

Dünyanın tanınmış analistlerinden Dembik finans piyasalarında üç ana trend yaşandığını vurgulayarak bu ana trendlerin ilkinin,  "Daha uzun süre daha düşük” ekonomik büyüme olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Başlıca göstergeler çok yavaş bir büyümeyi doğruluyor. 2000-2007 döneminde mevcut global büyüme seviyesi %3,46’lık yıllık ortalamanın altında kaldı. Ancak, düşük büyüme için Brexit’i suçlamak kolaycılık olur. Süreç aylar önce başladı. ABD ve Avrupa mevcut konjonktür dalgalanmalarının sonuna yaklaşıyor.”

İkinci ana trendin -miş gibi yap ve büyüolduğunu, ancak artık bunun makro seviyede işe yaramadığını belirten Saxo Bank Analisti Dembik, bu konuda da şunları söyledi: “Merkez planlayıcı riski önümüzdeki aylarda her zamankinden yüksek olabilir, çünkü çok az araç kaldı ve önemli hükümetler seçimler nedeniyle donup kalmış durumda. Birkaç hafta içinde, üç global merkez bankası (Japonya, İngiltere ve Avustralya) para politikasının sınırlarına ulaştığını vurguladı. Böylece karşımıza azalan getiriler ve daha yüksek spekülatif balonlar riski ile karşı karşıya kalınabilir”

Finans piyasalarındaki son ana trendi iseBüyüyen yanlış fiyatlandırılmış piyasa riskleri” olarak özetleyen Dembik, “Brexit üzerine çok konuşuluyor ama finans piyasaları için temel risk Brexit değil. En büyük endişemiz orta vadede Çin Yuanı’nın devalüasyonundaki hızlanma. Siyasi risk de tekrar endişe listesinin başında” dedi.

İşgücü piyasasında yavaşlama geçici olabilir

İşgücü piyasasında geçen ilkbahar görülen yavaşlamanın geçici gibi göründüğünü belirten ünlü analist bu konuyu da şöyle özetledi: “%4,9 olarak açıklanan resmi işsizlik oranı, ekonominin dengede olduğu ve enflasyon baskılarının ne yükseldiği ne de düştüğü NAIRU eşiğine yakın. Para politikası değerlendirmesiyle ilgili olarak NAIRU’nun (Enflasyonu artırmayan doğal işsizlik oranı) önemi azalmasına rağmen, birçok FOMC üyesi hâlâ, faizleri artırmanın zamanı olduğunu gösteren bu teorik göstergeye dikkat etmektedir.

“FED tarafından yakından izlenen ortalama saatlik ücretlerin artışı ise Temmuz’da aylık %0,3 ile beklentilerin üzerinde hızlandı ve Küresel Ekonomik Krizden beri görülen en yüksek seviyede duruyor; Finansal baskı endeksleri düşüyor. St. Louis FED Finansal Baskı Endeksi Aralık 1993’teki düşük rekor seviyesine yakın. Ekonomik tahminler, özellikle sürdürülebilir özel tüketim kanalıyla, momentumun güçlenmekte olduğunu gösteriyor. Atlanta FED’in GSYİH tahmini üçüncü çeyrek için hâlâ %3,5. Son olarak yatırımcılar FED’in çetrefil bir durumda olduğunu unutmamalılar. Merkez Bankası çok geç olmadan ve ABD ekonomik yavaşlamaya girmeden faizleri artırmak zorunda.”dedi.

Gülümsemek için küçük bir neden

Peki, global ekonomi için tünelin sonunda ışık var mı? Saxo Bank Makro Strateji Müdürü Christopher Dembik, bu soruyu yanıtlarken bir yandan da piyasalara ilişkin tespitlerde bulundu: “Çoğunluk, global PMI’nin (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) bu yaz daralmaya gireceğini, bunun da resesyonun erken bir işareti olacağını bekliyordu. Gerçekte ise global PMI Temmuz ayında 51,4 ile yavaş yavaş 3 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Bu, asla global ekonominin iyiye gittiği anlamına gelmiyor. Gelişmiş piyasalar için bileşik PMI çıkış endeksi hâlâ çok ağır hareket ediyor. Global PMI’nin Temmuz’daki onurlu performansının arkasında yatan temel açıklama, gelişmekte olan piyasaların tahmin edilen büyümesinden daha güçlü olmasıdır (bileşik PMI çıkış endeksi 51,7’ye ulaştı). Aşağı yönlü riskler hâlâ mevcut, merkez bankalarının tetikte olmalarının nedeni de bu.  

“Bu ay içinde planlanmış çok sayıda merkez bankası toplantısı var, bunlar finans piyasalarında volatiliteyi yukarı itebilir. Brexit sonrasında merkez bankalarının hızlı tepki vermesi hiç kuşkusuz bu yaz bir paniği önledi. İngiltere Merkez Bankasının son politika açıklamasından beri, global resmi Parasal Genişlemenin (QE) toplam aylık tutarı neredeyse 200 milyar dolara ulaştı; bir kıyaslama yaparsak bu rakam, Portekiz’in 2015’teki yıllık GSYH’sına tekabül ediyor. Bunun bir sonucu olarak, global devlet tahvillerinin ortalama getirisinin (ödeme tarihi gelmiş bütün faizler dahil) 10 yıllık ortalama olan %2,30’un oldukça altında %0,7 dolayında olmasıyla, global kredi koşulları hiç olmadığı kadar gevşektir. Uyum gösteren para politikasının merkez bankaları için aldatıcı bir iddia olduğu dikkate alınırsa, aşağı yöndeki trend muhtemelen birkaç yıl daha devam edecektir. Global merkez bankaları para politikasının rakipsiz kalmayacağını kabul ediyor ve bu nedenle politika sopasını giderek daha fazla kamu maliyesine devretmeye çalışıyorlar.”

Saxo Bank Makro Strateji Müdürü Christopher Dembik  22 Eylül Perşembe günü de  İstanbullu yatırımcılarla buluşarak, görüşlerini onlarla paylaştı.

Saxo Capital Markets Hakkında

Dünyanın önde gelen online yatırım bankacılığı uzmanı, bireyselle kurumsal müşterilerine işlem ve yatırım stratejileri için bütün araçları sunan Saxo Bank'ın Türkiye iştiraki Saxo Capital Markets Menkul Değerler A.Ş., 2012 yılı Eylül ayında SPK'dan lisansı alarak faaliyetlerine başladı. Saxo Bank'ın finansal topluluk portalı TradingFloor.com, ilk birden fazla varlık sınıfında işlem yapmaya yönelik sosyal platform oldu. Bütün regülasyonlar altında lisanslı bir Avrupa bankası olan Saxo Bank, müşterilerine hem ödüllü SaxoTrader, hem de lansmanını geçtiğimiz günlerde yaptığı tek bir hesaptan PC, tablet ve akıllı telefonlarda erişilebilen ve yirmiden fazla dil seçeneği bulunan SaxoTraderGo platformlarında Forex, Hisse Senetleri, Vadeli İşlem ve Opsiyon Kontratları, CFD’ler (fark kontratları) ve diğer türev ürünlerde işlem yapma imkanı sunuyor. Platform, dünya çapında 100'den fazla büyük finansal kurum tarafından yetkilendirildi. Saxo Bank, aynı zamanda bir diğer iştiraki Saxo Privatbank üzerinden geleneksel bankacılığın yanı sıra profesyonel portföy ve fon yönetimi hizmetleri veriyor. 1992 yılında kurulan ve merkezi Kopenhag'da bulunan Saxo Bank'ın Avrupa, Asya, Ortadoğu, Latin Amerika, Afrika ve Avustralya'da toplam 26 ülkede ofisleri bulunuyor.

« Haberlere geri dön